Prof. Dr. Ali Avanoğlu
3000'e yakın hipospadias ameliyatı deneyimiyle çocuk ürolojisinin duayen ismi.
Çocuklarda Alt Islatma ve İdrar Kaçırma, mesane ve işeme sisteminin anatomik olarak sağlıklı olmasına karşın doğru çalışmaması durumunu ifade eder. Yani görüntülemede bir kist, taş ya da yapısal anomali yoktur; ancak çocuk hâlâ idrarını kaçırmakta, sıkışma yaşamakta ya da tuvalete gitmekten kaçınmaktadır. Bu durum aileler tarafından sıklıkla yanlış yorumlanır: "Tembel", "inatçı" ya da "dikkatsiz" olarak nitelendirilen çocuklar aslında tıbbi değerlendirme gerektiren bir mesane disfonksiyonu yaşıyor olabilir.
Fonksiyonel ürolojik bozukluklar, çocukluk çağında oldukça yaygın görülür. Pelvik taban kasları ve ürolojik sağlık arasındaki denge bozulduğunda ortaya çıkan bu tablolar; erken tanı, doğru alışkanlıklar ve ilaçsız tedavi yöntemleriyle büyük ölçüde düzeltilebilir.
| %5–10 Okul çağı çocuklarında gündüz idrar kaçırma görülme sıklığı |
%15 5 yaşındaki çocuklarda gece alt ıslatma görülme oranı |
%99 Fonksiyonel vakalarda organik neden yoktur; tedavi ile tam iyileşme mümkündür |

İzmir’de çocuk ürolojisinde fark yaratan bir ekip yaklaşımı.
3000’e yakın hipospadias ameliyatı deneyimiyle çocuk ürolojisinin duayen ismi. |
Çocuk ve yetişkin ürolojisinde çift uzmanlık ile kapsamlı tedavi yaklaşımı. |
Fonksiyonel üroloji, idrar yolları ve mesanenin yapısal bir sorun olmaksızın işlev bozukluğu gösterdiği durumları inceleyen çocuk ürolojisinin özel bir alanıdır. Bu bozukluklar tek bir hastalık değil, birbiriyle bağlantılı bir dizi tablodur: aşırı aktif mesane, işeme ertelemesi (tutma manevraları), mesane disfonksiyonu, idrar retansiyonu ve pelvik taban koordinasyon bozukluğu bunların başında gelir.
Temel sorun şudur: Mesane ile beyin arasındaki sinirsel iletişim henüz tam olgunlaşmamış ya da yanlış alışkanlıklar nedeniyle bozulmuş olabilir. Bazı çocuklar mesane dolduğunda zamanında sinyal alamaz; bazıları sinyali alır fakat kasları yanlış koordine eder. Kabızlık da bu tabloya sıklıkla eşlik eder; mesanenin hemen komşuluğundaki kalın bağırsak şişince mesane kapasitesi azalır ve istemsiz kasılmalar tetiklenir.
Aileler bu soruyu çok sık sorar ve yanıt genellikle onları şaşırtır: Hayır, çocuğunuz dikkatsiz ya da tembel olduğu için idrar kaçırmıyor. Gündüz idrar kaçırma, aşırı aktif mesane belirtilerinin en yaygın dışavurumudur. Mesane, dolu olduğunu hisseder hissetmez ani ve şiddetli bir kasılma başlatır; çocuk bunu fark ettiğinde çoğu zaman tuvalete yetişmek için zaten çok geçtir.
Oyun sırasında idrar kaçırma ise bunun özel bir alt türüdür. Çocuk oyuna o kadar odaklanmıştır ki mesanenin erken dolum sinyallerini görmezden gelir. Ancak buradaki asıl sorun dikkat değil, idrar tutma alışkanlığının bozulmuş olmasıdır. Mesane kapasitesi küçülmüş, kasılma eşiği düşmüştür. Çocuk "oyunu bırakmak istemediği için" değil, "mesanesi aniden ve şiddetle kasıldığı için" kaçırır.
▶ İzleyin: Çocuğum Oyuna Daldığı İçin mi İdrar Kaçırıyor?
Bu videoda çocuklarda gündüz idrar kaçırmanın gerçek nedeni, aşırı aktif mesane belirtileri ve idrar tutma alışkanlığının tedavi üzerindeki etkisi anlatılmaktadır.
Gece alt ıslatma, yani enürezis nokturna, 5 yaş ve üzerindeki çocuklarda haftada en az iki kez ve en az üç ay boyunca gece uykusunda istemsiz idrar yapılması olarak tanımlanır. Pek çok aile bunu tembellik, psikolojik sorun ya da irade eksikliği olarak yorumlar; oysa büyük çoğunluğunun organik ya da nörolojik bir nedeni yoktur ve tedavi ile tam olarak düzelir.
Temel mekanizma şudur: Beyin ile mesane arasındaki uyku sırasındaki iletişim henüz tam olgunlaşmamıştır. Çocuğun mesanesi dolduğunda beyne gönderilen sinyal ya yeterince güçlü değildir ya da çocuk bu sinyalle uyanacak kadar derin uyumamaktadır. Buna ek olarak antidiüretik hormonun (ADH) gece yeterli düzeye ulaşmaması da etken olabilir; bu durumda gece idrar üretimi azalmaz ve mesane beklenenden çok daha erken dolar.
| %40 Ebeveynlerden birinde öykü varsa çocukta görülme ihtimali |
%70–80 Her iki ebeveynde de öykü varsa çocukta görülme ihtimali |
%15 Her yıl kendiliğinden düzelme oranı, tedavisiz takipte |
| “Gece alt ıslatma bir disiplin ya da irade meselesi değildir. Mesane ile beyin arasındaki iletişimin henüz tamamlanmamış olduğunun bir işaretidir; doğru tedaviyle bu süreç büyük ölçüde hızlandırılabilir.” — Doç. Dr. Yaşar Issı, Avanoğlu & Issı Çocuk Ürolojisi |
Evet, kabızlık çocuklarda idrar kaçırmanın en sık gözden kaçan nedenlerinden biridir. Mesane ile kalın bağırsağın pelvik boşluğu paylaşması bu ilişkiyi anatomik bir zorunluluk haline getirir. Dışkıyla dolu bir kalın bağırsak mesaneye baskı yapar; bu baskı mesanenin kapasitesini düşürür, daha erken dolmasına ve daha şiddetli kasılmalar yaşanmasına yol açar.
Kronik kabızlık aynı zamanda alt ıslatmaya da zemin hazırlayabilir. Pelvik taban kaslarının hem bağırsak hem mesane boşaltımını koordine ettiği düşünüldüğünde, bu iki sistemin birbirini doğrudan etkilemesi şaşırtıcı değildir. Bu nedenle boşaltım sistemi sağlığı değerlendirmesi mesane sorunlarını olan her çocukta mutlaka bağırsak alışkanlıklarını da kapsamalıdır.
▶ İzleyin: Kabızlık Çocuklarda İdrar Kaçırmaya Neden Olur mu?
Bu videoda kronik kabızlığın mesane üzerindeki etkileri, mesane ve kalın bağırsak arasındaki komşuluk ilişkisi ve boşaltım sistemi sağlığının bütünsel değerlendirilmesi ele alınmaktadır.
Çocukların idrar kaçırmamak için bacaklarını birbirine dolaması, topukların üzerine çökmesi veya eliyle kasığa baskı yapması "tutma manevraları" olarak adlandırılır. Aileler bunu bazen komik ya da geçici bir alışkanlık olarak değerlendirse de bu hareketler aslında mesanenin aşırı çalıştığının ve çocuğun bu ani baskıyla baş edemediğinin somut bir göstergesidir.
Bu manevraların tıbbi açıdan önemi büyüktür. Detrusor kası (mesane duvarındaki ana kas), sürekli ani kasılmalar yaşadığında yapısal değişikliklere uğrayabilir. Uzun süre devam eden tutma manevraları zamanla işeme disfonksiyonu adı verilen daha karmaşık bir tabloya, hatta mesanede kalıcı koordinasyon bozukluğuna dönüşebilir. Bu nedenle tutma manevraları bir erteleme alışkanlığı değil, tıbbi değerlendirme gerektiren acil bir sıkışma belirtisidir.
▶ İzleyin: Çocuğumun İdrarını Tutmak İçin Yaptığı Hareketler Bir Sorun mu?
Bu videoda tutma manevralarının ne anlama geldiği, detrusor kasına uzun vadeli etkileri ve işeme disfonksiyonunun nasıl oluştuğu ayrıntılı biçimde anlatılmaktadır.
İşeme günlüğü, çocuğun gün boyunca ne kadar sıvı tükettiğini, kaç kez idrar yaptığını, her seferinde ne kadar idrar çıkardığını ve kaçırma yaşanıp yaşanmadığını kayıt altına alan sistematik bir takip aracıdır. Görünürde basit bir not tutma egzersizi gibi görünse de bu günlük, mesane disfonksiyonunun tanısında en değerli bilgi kaynaklarından biridir.
Klinisyen açısından işeme günlüğü şu soruları yanıtlar: Mesane kapasitesi yaşa göre uygun mu? İdrar sıklığı normalin üzerinde mi? Sıvı tüketimi düzensiz ya da aşırı mı? Kaçırmalar hangi saatlerde ve hangi koşullarda gerçekleşiyor? Bu verilerin elde edilmesi, gereksiz ilaç kullanımını önler ve tedavi planını kişiselleştirir. Hangi tedavi yönteminin uygulanacağı büyük ölçüde bu günlükten elde edilen bulgulara göre şekillenir.
▶ İzleyin: İşeme Günlüğü Nedir? Çocuklarda Alt Islatma Teşhisinde Neden İstenir?
Bu videoda işeme günlüğünün nasıl tutulduğu, hangi verilerin kaydedilmesi gerektiği ve bu bilgilerin tedavi başarısına katkısı anlatılmaktadır.
Fonksiyonel ürolojik bozuklukların teşhisinde görüntüleme yöntemlerinin yanı sıra işlevsel testler de büyük önem taşır. Bu testlerin en temellerinden biri, üroflowmetri yani işeme testidir. Çocuk tuvalete ihtiyacı olduğunda özel bir kaba işer; bu kabın altındaki sensör idrar akış hızını, süresini ve miktarını milisaniye hassasiyetiyle ölçer. Elde edilen eğri, mesane kasının ne kadar etkili çalıştığını, çıkış yolunda bir tıkanıklık olup olmadığını ve pelvik taban kaslarının koordineli çalışıp çalışmadığını ortaya koyar.
Üroflowmetriye ek olarak rezidü idrar ölçümü yapılır; bu ölçüm işeme sonrasında mesanede kalan idrar miktarını belirler. Mesane disfonksiyonu şüphesi yüksekse ürodinamik inceleme ile mesane dolum ve boşaltım basınçları ayrıntılı biçimde değerlendirilebilir. Tüm bu testler çocuğa özel, ağrısız ve kısa sürede tamamlanabilen yöntemlerdir.
Fonksiyonel ürolojik bozukluklarda en sık sorulan sorulardan biri budur: "Her zaman ilaç kullanmak zorunda mıyız?" Yanıt; çoğunlukla hayırdır. Özellikle üroflowmetri ile çocuğun işeme paterni belirlendikten sonra, biofeedback yöntemiyle son derece başarılı sonuçlar elde edilebilmektedir.
Biofeedback, çocuğun oyun eşliğinde mesane ve pelvik taban kaslarını doğru kullanmayı öğrendiği bir kas eğitimi yöntemidir. Çocuğun kasığına veya bacak iç kısmına yerleştirilen elektrotlar, kas aktivitesini gerçek zamanlı olarak ekrana taşır. Çocuk ekrandaki grafikler veya animasyonlar aracılığıyla hangi kasını ne zaman gevşetmesi, ne zaman sıkması gerektiğini eğlenceli bir süreç içinde öğrenir. Hiçbir yan etkisi olmayan, tamamen eğitime dayalı bu yöntem, modern çocuk ürolojisinin en etkin tedavi araçlarından biridir. Doğru işeme alışkanlığı, tıpkı bisiklete binmek gibi, öğrenilebilir bir beceridir.
▶ İzleyin: İdrar Kaçırmada İlaçsız Tedavi Mümkün mü? (Biofeedback Nedir?)
Bu videoda biofeedback yönteminin nasıl uygulandığı, pelvik taban kaslarının çocuklara nasıl öğretildiği ve ilaçsız tedavide başarı oranları aktarılmaktadır.
Pelvik taban kas egzersizleri denildiğinde akla çoğunlukla yetişkinler gelir; ancak çocuklarda da uygulanabilir ve son derece etkilidir. Buradaki temel yaklaşım, çocuğun kaslarını tanımasını sağlamak ve doğru kasılma ile gevşeme refleksini kazandırmaktır. Bu süreç doğrudan "egzersiz yap" talimatıyla değil, oyun temelli ve eğlenceli yöntemlerle yürütülür; biofeedback cihazları bu öğrenme sürecinin merkezinde yer alır.
Mesane eğitimi ise tuvalet zamanlaması ve alışkanlık oluşturma üzerine kuruludur. Çocuğa her 2–3 saatte bir, sıkışma hissi olmasa bile tuvalete gitmesi öğretilir. Bu yaklaşım mesaneyi daha büyük hacimde idrar depolamaya alıştırır ve ani kasılma eşiğini yükseltir. Aileler bu süreçte aktif bir rol üstlenir; pozitif pekiştirme, stiker takvimi ve düzenli sıvı tüketimi mesane eğitiminin temel bileşenlerindendir.
| “Doğru işeme alışkanlığı öğrenilebilir bir beceridir. Biofeedback ve mesane eğitimi bir arada uygulandığında, fonksiyonel ürolojik bozuklukların büyük bölümünde ilaçsız tam iyileşme mümkündür.” — Doç. Dr. Yaşar Issı, Avanoğlu & Issı Çocuk Ürolojisi |
Ürolojik bozukluklar ve yaşam kalitesi arasındaki ilişki göz ardı edilemeyecek kadar güçlüdür. İdrar kaçıran ya da alt ıslatan çocuklar; okul çağına geldiklerinde arkadaşlarından utanma, kamp veya uyuma partilerine katılmaktan kaçınma ve sosyal izolasyon yaşayabilir. Bu durum zamanla özgüven sorunlarına, okul korkusuna ve hatta depresif belirtilere zemin hazırlayabilir. Ürolojik hastalıklar ve depresyon arasındaki bu bağlantı, tedavinin yalnızca tıbbi değil bütünsel bir yaklaşım gerektirdiğini ortaya koymaktadır.
Ailelerin bu süreçteki tutumu tedavi başarısını belirleyen en kritik faktörlerden biridir. Çocuğu cezalandırmak, utandırmak ya da "artık büyüdün, bu utanç verici" mesajı vermek hem tedaviyi sekteye uğratır hem de psikolojik yükü artırır. Stres ve ürolojik bozukluklar arasındaki ilişki çift yönlüdür: stres semptomları kötüleştirir, semptomlar da stresi artırır. Bu kısır döngüyü kırmak için aile eğitimi, tedavinin ayrılmaz bir parçasıdır.
Her çocuğun zaman zaman idrar kaçırması gelişimsel olarak normaldir; ancak belirli belirtilerin varlığında beklemek yerine çocuk üroloğuna başvurmak gerekir. Özellikle 5 yaş üzerinde haftada ikiden fazla gece alt ıslatma, gündüz sık tekrarlayan idrar kaçırma, ani ve çok şiddetli sıkışma hissi, işeme sırasında ağrı ya da yanma, idrar sonrasında mesanede doluluk hissi ya da çok az miktarda idrar yapma bu bulgular arasındadır.
İdrar yolu enfeksiyonu ve fonksiyonel bozukluklar sıklıkla bir arada görülür; tekrarlayan idrar yolu enfeksiyonu olan her çocukta altta yatan bir mesane disfonksiyonu ya da vezikoüreteral reflü (VUR) araştırılmalıdır. Erken tanı, yalnızca semptomları değil olası böbrek hasarını da önler.
Çocuklarda Alt Islatma ve İdrar Kaçırma tedavisi, deneyim ve multidisipliner yaklaşım gerektiren özel bir alandır. İşeme günlüğü değerlendirmesinden üroflowmetri testine, biofeedback uygulamasından mesane eğitim programlarına ve gerektiğinde ilaç tedavisine kadar her adım, çocuğun bireysel tablosuna göre planlanmalıdır.
Avanoğlu & Issı Çocuk Ürolojisi olarak İzmir'de; tanıdan tedaviye, mesane eğitiminden uzun dönem takibe kadar her aşamada ailelere kapsamlı destek sunuyoruz. Kliniğimizde uygulanan 1 ameliyat — 2 doktor yaklaşımıyla her hasta birden fazla uzman gözüyle değerlendirilmektedir.
| “Çocuğunuzu suçlamadan önce mutlaka değerlendirin. Fonksiyonel ürolojik bozukluklar, erken tanı ve doğru tedavi yaklaşımıyla tamamen düzeltilebilen, yaşam kalitesini dönüştüren tablolardır.” — Doç. Dr. Yaşar Issı, Avanoğlu & Issı Çocuk Ürolojisi |
3000'e yakın hipospadias ameliyatı deneyimiyle çocuk ürolojisinin duayen ismi. |
Çocuk ve yetişkin ürolojisinde çift uzmanlık ile kapsamlı tedavi yaklaşımı. |
Çocuğunuzda idrar kaçırma, sıkışma ya da alt ıslatma sorunu varsa bilmeniz gerekenler:
| “Fonksiyonel ürolojide en büyük hata, çocuğun 'tembellik' yaptığını düşünerek değerlendirmeyi ertelemektir. Oysa bu tablolar, zamanında tanınıp doğru yöntemlerle ele alındığında tamamen düzelebilen, hem çocuğun hem ailenin hayatını kökten değiştiren sorunlardır.” — Doç. Dr. Yaşar Issı, Avanoğlu & Issı Çocuk Ürolojisi |
3000'e yakın hipospadias ameliyatı deneyimiyle çocuk ürolojisinin duayen ismi.
Çocuk ve yetişkin ürolojisinde çift uzmanlık ile kapsamlı tedavi yaklaşımı.