Mesane bozuklukları, mesanenin yapısal ya da fonksiyonel gelişimindeki sorunlara bağlı olarak ortaya çıkan ve idrar depolama ile boşaltma süreçlerini etkileyebilen durumlardır. Bu bozukluklar doğumdan itibaren mevcut olabileceği gibi, büyüme sürecinde belirti vermeye başlayabilir. Erken tanı ve doğru tedavi yaklaşımı, hem böbrek fonksiyonlarının korunması hem de çocuğun yaşam kalitesinin artırılması açısından büyük önem taşır.

Mesane bozuklukları olan çocuklarda idrar kaçırma, sürekli ıslaklık, sık idrar yolu enfeksiyonları veya cilt tahrişleri görülebilir. Bu belirtiler, altta yatan mesane probleminin ciddiyetine göre değişkenlik gösterebilir. Tedavi planı her çocuk için bireysel olarak oluşturulur ve çoğu zaman uzun dönemli takip gerektirir.
Bu kategori altında ele alınan Mesane Ekstrofisi, mesane bozuklukları içinde nadir ancak dikkatle yönetilmesi gereken önemli bir doğumsal anomalidir.
Mesane Ekstrofisi, mesanenin ve alt karın duvarının anne karnında normal şekilde kapanmaması sonucu mesanenin vücut dışında yer almasıyla karakterize doğumsal bir durumdur. Bu tabloda mesane dokusu açıkta olduğu için idrar sürekli olarak dışarı akar ve mesane, idrar kontrolü görevini yerine getiremez. Mesane ekstrofisi, yalnızca mesaneyi değil; idrar yolu, kemik yapı ve dış genital organları da etkileyebilir.

Mesane ekstrofisinin tedavisi genellikle cerrahidir ve çoğu zaman birden fazla aşamada planlanır. Amaç, mesanenin kapatılması, idrar kontrolünün sağlanması ve böbreklerin uzun vadede korunmasıdır. Tedavi süreci çocuğun yaşı, mesane kapasitesi ve eşlik eden anatomik sorunlara göre şekillenir. Bu nedenle deneyimli bir ekip tarafından uzun dönemli izlem büyük önem taşır.
Mesane bozukluklarında temel hedef, çocuğun güvenli idrar depolama ve boşaltma fonksiyonuna kavuşması, enfeksiyon riskinin azaltılması ve sosyal yaşamının olumsuz etkilenmemesidir. Erken müdahale ve düzenli takip ile mesane bozukluklarında başarılı sonuçlar elde edilebilir.